Yazı Detayı
08 Aralık 2019 - Pazar 20:44
 
Keşfedil(e)memiş yetenekler…
Adnan Öney
 
 

Bir gün spor konusunda yazı yazacağımı hiç düşünmemiştim. Sporla hiç ilgim olmadı şimdiye kadar. Evimde televizyonda spor kanalları var mıdır yok mudur onu bile bilmem.

Antik Yunan’da cimnasyumlarda yani okullarda iki temel eğitim verildiğini biliyoruz. Beden sağlığını korumak için jimnastik, ruh sağlığını korumak için estetik…Diğer pozitif bilimler ve felsefe ise özel ilgiyi gerektiriyordu ve ilgilenenler bu alanların ustalarından eğitim alıyordu.

Beden ve ruh sağlığını korumak, bence çok doğru bir yaklaşım… Ama zaman içerisinde sporun arenalarda kanlı gladyatör dövüşlerine dönüştüğünü ve birilerinin bundan nemalandığını da görüyoruz, kitlelerin vahşileştirildiğini de…

Futbolun İngiltere’de sanayi devrimi sonrası fabrika işçilerinin kulüpleri olarak örgütlü hale gelmesi, gelişmesi, palazlanması da tesadüf olmasa gerek…

Ne yazık ki spor, bugün geçmişteki beden sağlığını koruma amacından çok uzaklaşmış, bir bacasız sanayi halini almıştır, bir uyutma silahı olmuştur. En büyük yanlış da spor deyince yazılı, görsel ve sosyal medyanın da etkisiyle genellikle futbolun akla gelmesi, spora ayrılan kaynakların çok büyük payının futbola aktarılmasıdır. Ülkemizde ilk kez şimdi futbolcular transfer ücretlerinden vergi ödemeye başlayacaktır, bu da sevindirici bir gelişmedir.

Dünyanın hemen her yerinde milyonlar evlerine bir ekmek götüremezken milyonlarca dolarlık futbolcu transferlerini alkışlayabiliyorlar. İnsanlarımızın birçoğu ilindeki, ilçesindeki valisini, kaymakamını, çalıştığı alanın ilgili bakanını bilmez ama tuttuğu takımın oyuncularının yedi geçmişini bilir. Çocuğunun okuduğu okulu, sınıfını, numarasını bilmeyen babalarımızın futbolcuların ayakkabı numaralarını bile bildiğini görüyoruz, yaşıyoruz. Birçoğu evlilik yıldönümünü hatırlamaz ama hangi takımla hangi sene maç yapıldığını, kaçıncı dakikada kimin gol attığını bilir.

Elbette, kimsenin kişisel tercihlerine ve önceliklerine karışmak ve eleştirmek gibi bir niyetim olamaz, kimsenin böyle bir hakkı da olamaz… Tüm vakitlerinizi özgürce statlarda veya TV karşısında geçirebilir, aynı maçı durdura durdura defalarca izleyebilirsiniz. İstediğiniz formayı giyin, istediğiniz flamayı sallayın! Ama lütfen, mahallenize de şöyle bir bakın, belki bir çocuk, koşulları elvermediği için popüler olmayan bir amatör spor dalında yeteneklerini gün yüzüne çıkaramamıştır? Belki bir tanesini elinden tutan, keşfeden olsaydı alanında şampiyonluklar kazanacak, göğsümüzü kabartacaktı?

Benim tanıma şansına eriştiğim  ama ne yazık ki hiçbir şey yapamadığım birisi oldu, pırıl pırıl bir genç kızımız… Geçen sene final maçında sakatlandığı için Avrupa ikincisi olmuş. Bu sene ne yazık ki sponsor bulamadığı için yarışmalara katılamadı. Çünkü yerel siyasetçilerimiz başvuru tarihinde çok daha önemli işlerle uğraşıyordu, delege seçimleri vardı.

Bilin diye söylüyorum, bireysel sporlarda sırtını dayayabileceğin bir kulübün yoksa, sponsor bulamıyorsan, hele hele bir de uğraştığın spor popüler bir spor değilse hiçsin.

Kim bilir daha ne değerlerimizi, görmediğimiz için hiç ediyoruz?

 

 

 
Etiketler: Keşfedil(e)memiş, yetenekler…,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı