Haber Detayı
29 Kasım 2019 - Cuma 21:08
 
Phaselis
- Haberi
Phaselis

Hemen hemen tüm turizm fuarlarında başköşededir Phaselis… Kemer’i tanıtım kitapçıklarının, broşürlerin, ister genel yönetim, ister yerel yönetim, ister amacı turizm ve tanıtım olan sivil toplum kuruluşlarınca bastırılmış olsun, Phaselis, vazgeçilmezidir, olmazsa olmazıdır. Phaselis geçmişidir, bugünüdür, yarınıdır Kemer’in.

Yoldan geçen insanları durduralım rastgele ve soralım Phaselis’i…

Çok büyük çoğunluğu denizini, kumsalını anlatacaktır, çünkü orası onun için yalnızca bir mesire yeridir. Gene çok büyük çoğunluğu giriş ücretinden, duşundan, tuvaletinden söz edecektir bir plajdan söz eder gibi… Belki bir kaçı bilmem kaç bin yıllık tarihinden, hamamından, tiyatrosundan bahsedecektir.

İlmek ilmek halı dokur gibi, ince ince kuyum işler gibi, kelimenin tam anlamıyla iğneyle kuyu kazar gibi çalışarak, ter dökerek, emek vererek Phaselis’i bize armağan eden, geçmişi günümüzle buluşturan, buluşturmaya çalışan değerli bilim insanlarımızı kaçımız biliriz?

Kaçımız bunların hangi koşullarda değer üretmeye çalıştıklarını, bilim yapmaya çalıştıklarını bilir?

Yurtiçi- Yurtdışı önemli konuklarını buraya getiren ceketlerinin önü ilikli, kravatlı erkanımızın kaçı lütfedip de girişte hemen sağdaki kazı evine teşrif etti?

Kaçı sadece merak için bile olsa muhteşem kitaplığından ve laboratuvarlarından vazgeçtim,  tuvaletini, duşunu, mutfağını, kavuran güneşten nasıl korunduklarını, nerede yattıklarını, ne yiyip ne içtiklerini merak etti?

Sadece Phaselis’te değil, Olympos’ta da, Andriake’de de, Myra’da da, hasılı hemen tüm kazı alanlarında da durum farklı değil aslında. Onlarca disiplinden bilim insanımız bütçe kısıtlılığından kendi kişisel kredi kartlarına yükleniyorlar desem bana inanır mısınız? Kazma kürek sallayanlar, öğrenciler, akademisyenler hep birlikte aynı kazanda dönemin büyük bölümünde sadece makarnaya bulgura kaşık sallamak zorunda kalıyorlar desem bana inanır mısınız?

Bir top fotokopi kağıdı onlar için büyük nimet desem inanır mısınız?

Niye yazıyorum bunları? Bilmem kaç öğrenciye kırtasiye dağıtmakla, tablet dağıtmakla, bisiklet dağıtmakla sosyal sorumluluklarını yerine getirdiklerini zanneden yöneticilerimiz, senede 10-15 fuara kafileler halinde gitmeyi tanıtım faaliyeti sanan işletmelerimiz,  öğretmenler günlerinde beş yıldızlı otellerde yüzlerce öğretmene yemek veren, ramazanlarda iftar çadırlarında her gün gerçekten ihtiyacı olmayan yüzlerce insana yemek veren, binlerce eve ramazan paketi dağıtanlarımız biraz olsun düşünürler belki diye…

Ben de bu yurtsever bilim insanlarımıza  karşı vicdani sorumluluğumu yerine getirebilirim  belki diye…

Bunlar gerçekten yurtsever insanlar, yoksa onlar da bilir masa başında oturup iki çeviri, iki makaleyle ünvan almayı, televizyon kanallarına danışman olmayı ya da bilimsel çalışmalarını bir başka ülkede çok daha iyi koşullarla sürdürmeyi…  

Bunların görülmemelerini sağlayan şey Kemer seçmeni olmamaları mı yoksa ?

 

 

Kaynak: Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı