Haber Detayı
23 Kasım 2019 - Cumartesi 23:34
 
Kemer’in arka bahçesi BELDİBİ
Beldibi Güzelleştirme Geliştirme Platformu yöneticileri Bülent Çimenli ve Ünal Yurtçu Kemer Kitle Gazetesi’ne çok özel açıklamalarda bulundu. Beldibi’nin yıllardır çözülemeyen sorunlarını anlatan platform yöneticileri, 5 yıldızlı otellerin yer aldığı mahallenin görünmeyen yüzünü anlattı
GÜNDEM Haberi
Kemer’in arka bahçesi BELDİBİ

Kemer’in en fazla turist ağırlayan mahallesi Beldibi’nde sorunları çözebilmek için yaşayan halk tarafından oluşturulan Beldibi Güzelleştirme Geliştirme Platformu yöneticileri Bülent Çimenli ve Ünal Yurtçu Kemer Kitle Gazetesi’ne verdikleri mücadeleyi anlattı. İşte Kemer’in arka bahçesi haline gelen Beldibi gerçekleri:
EN GÜZEL SOKAK SEÇİLDİ
İçinde bulunduğunuz insiyatifi kurma fikri sizde nasıl oluştu? Nasıl kuruldu bu insiyatif?
Bülent Çimenli: Benim evime belirli aralıklarla misafirler geliyor ve bunların içinde yabancı misafirler var. Benim evimi çok beğeniyorlar. Dağları, denizi, tabiatı çok beğeniyorlar. Sadece giderken bana sıkılarak bir şey söylüyorlar. “Buralar niye bu kadar pis ve düzensiz” diyorlar. Şimdi bu 3 sene evvel yaşadığım ikinci, üçüncü olay. Hep yabancılardan duydum bunu. Bir Türk vatandaşı olarak ciddi rencide edici geliyor bana. Çünkü ben hayatım boyunca pis ve düzensizliği hem özel hayatımda, hem de iş hayatımda hep çözmüş adamım. Sonra yandaki komşuya, “Böyle bir şey var. Gelin hiç olmazsa sokağımızı toparlayalım” dedim. Her yeri çözme şansımız yok sonuçta. ‘En güzel sokak bizim sokak’ diye bir proje çıkardık biz. Yandaki komşuya gittik, bir yandaki komşuya gittik. Bu mahalleyi toparladık ve toplantılara başladık. Sokağın problemlerini konuşuyorduk. Sonra hadi bir platform kuralım dedik. Biz bu sorunları çözerken sokağımız çok küçük kalıyor. Sokağımızın karşısında park var, çocuklar var, anneler var, engelliler var, yaşlılar var, turistler, kediler var, köpekler var… Bunlar toplumun segmentleri. Sokaktan azıcık dışarı çıktığınız da iş büyüyor. Önce sokağımızla ilgili sorunlar için dilekçelerimizi yazdık. Eski başkana gittik. Sokağımız şu anda diyebilirim ki Beldibi’nin en derli toplu sokağı. Bu bizi hem daha bir araya getirdi hem de insanlar daha toplumcu düşünmeye başladılar. Sonra ben bu yolda lider aramaya başladım. Çünkü bir tane Don Kişot’la bu işler olmuyor. Belli kişiler buldum muhtar vasıtasıyla ve en büyük şansım Ünal Beyi buldum. Sonra Ünal Bey inisiyatif kullandı ve beni Antalya Kent Konseyi Gençlik ve Spor Grubu’na soktu. Şu anda o toplantılara katılıyoruz, kendi çapımızda bir şeyler yapmak istiyoruz en azından. Ağırlıklı olarak tabi ben Beldibi ile ilgili konulardayım. Bu platformu kurduk, daha da genişledik. İmzalar toplamaya başladık. 
BİZ İNSANLARIMIZI, ÇEVREMİZİ SEVİYORUZ
Bülent Çimenli: Menderes Türel’e dilekçeler verdik buranın sorunları ile ilgili. Buranın alt yapıyla ilgili sorunları biz biliyoruz şu anda. Sonra seçim yaklaştı. Seçim aşamasında Necati Bey’le, Ünal Bey’in hocalık-talebelik ilişkisinden dolayı daha yakın olduk, destekledik. ‘Nasıl bir belediye başkanı istiyoruz? Bir belediye başkanından neler bekliyoruz?’ yazısını verdik. Muhtar seçimlerinde ‘Nasıl bir muhtar istiyoruz?’ yazdık verdik. Bu seçimlerden inisiyatifimizin küçük bir faydası olduğunu düşünüyoruz ve Necati Bey başkan seçildi. Seçilince işleri daha yakın temasla halledebiliyoruz. Yani istediğimiz zaman Necati Topaloğlu ile görüşebiliyoruz. Yani en son 3 gün randevu veremediler bize. Özel kaleme, “Tuvalete gitmiyor mu başkan? Gidiyor. O zaman tuvalete giderken konuşuruz” dedik. Biz gittiğimizde, bizi gördüğünde kapıdan almama gibi bir şeyi yok zaten. Kendisi çok özel bir insan. Oturduk, derdimizi anlattık ve çıktık. Başkanla yakın ilişkideyiz ve buranın sorunlarını da takip ediyoruz. Çok yakın bir sürede Muhittin Böcek’ten de bir randevu alacağız. Biz bir dernek değiliz. Bir görevimiz yok. Beklentimiz yok, arsamız yok, yatırımımız yok. Hiçbir şeyimiz yok. Biz toplumu, çevreyi, insanları, hayvanları seven insanlarız.
EN BÜYÜK SORUN: İMAR
Buranın altyapı sorunları dediniz, bu sorunları biraz anlatabilir misiniz?
Bülent Çimenli: Buranın alt yapı sorunu denilince, çok daha önemli bir problemi var. O da buranın imar planının olmaması. Seçim aşamasında da bunu söylemiştik. Başkanımız da bunu takip ediyor. Beldibi’nin imar planının olmaması, alt yapı ile ilgili yatırımların yapılamaması ile ilgili sorunları getiriyor arkasından. Çünkü bizim sıkıştırdığımız bütün otoriteler ‘alt yapı yok nasıl yapacağız, nereyi yapacağız?’ diyor. Ben çok şanslı bir yerdeyim. Çünkü benim alt yapım turizmden dolayı bitmiş durumda. Ama Ünal Bey’in oturduğu yerde ciddi bir tehlike var. 
Ünal Yurtçu: En az dört tane fosseptik açtık. Şimdi bu saatten sonra taşmaya başlayacak. 
Bülent Çimenli: Herkesin fosseptiği taşıyor, sağlık sorunu ortaya çıkıyor. Üst yapıdaki imar sorunu çözülemediği için alt yapıdaki ciddi sorunların hiçbiri çözülemiyor. 
HERKESTEN HESAP SORACAĞIM
Peki, bu sorun nerede tıkanıyor?
Bülent Çimenli: ASAT’la bu sorunu çözmeliyiz. 
Ünal Yurtçu: Burada sular kaynıyor. Burada fosseptik çıkıyor. Ben en az 3 fosseptik açtım. Bunun sonu ne olacak bilmiyorum. Arkadaşlar 5-6 tane bahçelerinden açıyorlar. Bu seferde bunlar taşıyor akıyor. Bunlar sulara da karışıyor. Bunların fotoğraflarını Vali beye bile gönderdik. Mustafa Bey’e gönderdik. Yusuf Üras’a gönderdik. Herkes hemen adam gönderiyor, baktırıyorlar ama sonuç yok. Yarın bir hastalık olduğunda herkesten hesap soracağım. Burada bir hastalık başlarsa çok büyük sorun. Pis sular şimdi dışarıya çıkmaya başladı. 
Bülent Çimenli: Şu anda fosseptik had safhaya çıkmıştı durumda. Bu burayla çözülecek bir sorun gibi gözükmüyor. Bir problemi çözemiyorsak bütün ilgili kanalları takip ediyoruz. Bizim bir; imar planımız yok. İki; en önemlisi -sağlıkla ilgili- fosseptik problemi var. Burada yazın sıcağında her an tehlike çıkabilir. Hem turistler için, hem bizler için. 
TURİST TESİSTEN ÇIKINCA
Nasıl bir yatırım gerekiyor buraya?
Bülent Çimenli: Aşağıya büyük bir kanalizasyon yapılmalı. Şu ileride Şampiyon Tatil Köyü var. Onun karşısında da arıtmamız var. Turistik tesislerin hepsinin arıtması var ama arka tarafın yok. Bizim yolumuzun ön tarafı 5 yıldız arka taraf bir yıldızlı. Turist 5 yıldızlı tesise 250 Euro’yu veriyor. Kapıdan dışarı bir çıkıyor bir yıldız. Ne lokanta var, ne oturacak bir yer var. Hiçbir şey yok. Bu turizmin genel ciddi sorunu. Yola çıkıyor kaldırım 1 yıldız, yol 1 yıldız. Dolmuşa biniyor 1 yıldız, şoför 1 yıldız. Markete gidiyor marketteki adam 1 yıldız. Herkes bir 1 yıldız. Otelin içi 5 yıldız ama. Şimdi biz arka tarafla ilgili konuları daha çok dile getirip, çözüm aramaya çalışıyoruz. Ama buranın imardan sonraki en büyük sorunu alt yapı, çünkü yok. Çöp problemi var ciddi şekilde.
ÇÖP SORUNU DA VAR
Çöp problemi derken, ne gibi bir sıkıntı var?
Bülent Çimenli: Her yer çöp, sahi çöp, sokaklar çöp, anayol çöp. Anayolda bir tane çöp kutusu yok. Söyledik, onlarda bizden duydular, ‘Sahi mi?’ diyorlar. 5 km’lik anayola gidin bakın, bir tane çöp kutusu yok. Zaten birisi yanlışlıkla bir şey koyarsa ağzına kadar doluyor hemen. Turist yere çöp atmıyor ki, çöpü bizler atıyoruz yere. Konteynırlar var hepsinin kapağı açık. Dünyanın hiçbir ülkesinden anayolda, görünür yerde çöp konteynırı yoktur ve kapakları açık değildir. Söyledik, yazdık, anlattık, dilekçe verdik. Şimdi tabi şöyle bakmak lazım. Biz şimdi şikâyetçi rolümüzü anlatıyoruz ama çözüm tarafından da bakmak lazım. Biz Necati Bey’i yakından tanıdığımız için bu söylediğimiz konulara gelene kadar birçok sorun var. Necati Bey’in masasında buraya gelene kadar çözmesi gereken o kadar çok iş var ki. 
BAŞARILI OLMAK İÇİN
Ama bunlar daha kolay çözülebilir sorunlar değil mi?
Bülent Çimenli: Bizde onu anlatıyoruz zaten. Biz de diyoruz ki, “Başkan, para harcamadan, kredi almadan çok çabuk yapabileceğin acil yapılması gereken işlerimizi çöz ki, hem iş bitmiş olsun hem de başarılı ol.”
Ünal Yurtçu: Daha öncede gelip baktıklarına biz çözümü bulduk. Şuradaki otellerin fosseptik kanalı birleşiyor. Evleri dolaştım hepsinde bu sorun var. Şuradaki otelin olayı normal. Oraya bağlayacağız, başka bir şey yok. Biz bütün ekonomik olayları karşılayacağız. Boruları falan biz alacağız. Siz sadece kazıp, boruları yerleştireceksiniz. ASAT’tan gelen arkadaş, kot farkı var dedi. O çözülebilir. Tamam dediler, gittiler. Ben 30 senedir burayım, en az 20 senedir bu işle uğraşıyorum. Bütün aileler, gelin yapın dedik. Sizden para falan istemiyoruz, biz vereceğiz dedik. Dozeri getirip, bağlayın dedik. 20 yıldır bunu herkese anlattık. Böyle bir ortamda biz burayı güzelleştirmeye çalışıyoruz. Şimdi de ortaya sahil çıktı. Oraya kenetleniyoruz. Sahil ise 3 otele verilecek. Biz bu sorunları söylediğimizde imar yok diyorlar. Ben 30 yıldır buradayım, artık bir çözüm bulunması gerekiyor. Geçici bile olsa biz çözüm bulunması lazım. Elektrikler için az uğraşmadık biz burada. Eh biraz çözdük. Biz bir de halkı inandıramıyoruz buna. Böyle gelmiş böyle gider diyorlar.
BASİT SORUNLAR YILLARDIR ÇÖZÜLEMİYOR
Yerli halkın platforma ve size desteği nasıl?
Bülent Çimenli: Yerli halkta sıkıntı var. Lokal halk duyarsız. Şimdi buranın 3’te 1’i yerli halk, 3’te 2’si bizim gibi dışarıdan gelen insanlar. Artık dışarıdan gelen insanlar daha duyarlı. Herkes içe dönmüş ama… Biz sesimizi çıkardıkça bir şeyler yapılıyor diye onlar da sesini çıkarmaya başladı. Siz öncülük yapın biz de katılırız demeye başladılar. Ama lokal insan çok duyarsız. Bu duyarsızlık insanın şevkini kırıyor. Size şöyle bir şey anlatayım: Şu yukarıda bizim Molla Musa Caddesi var. Bu caddede yazın her gün bir kedi veya bir köpek ölüyor. 16 sene önce ilk dilekçeyi vermişler. Biliyorum takip ettim. Sonra 3 dilekçe daha verilmiş. Sonra konu bir senedir benim gündemimde. İlk önce Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne başvurduk. Menderes Türel’in sekreterine elimle verdim dilekçeyi. UKOME’ye gitti. Oradan bana bir cevap geldi, “Cami yoksa, okul yoksa koyamayız” diye. Bende gittim dedim ki, “Size 100 tane okul ve cami olmayan yerleri göstereceğim. Her yer de var.” ‘Onlar yasal değil’ dediler. Peki. “Hayvanları seviyor musunuz?” “Çok seviyoruz.” “Müdür?” “Müdürümüz hayvanlara bayılıyor.” Dedim ki o zaman haftaya 7 köpek, kedi ölüsünü bir çuvala koyup, başkanın önüne getireceğim. Her gün ölüyor çünkü. Ya insan mevzuatta bir şeyi zorlayamaz mı? Örneği var çünkü. “Boşu boşuna uğraşmayın, toplantıya bile almayız bunu” dediler. Sonra başkanımıza geldik, böyle böyle bir şey istiyoruz dedik. “Seçimi kazandığımın ertesi günü koyacağım oraya” dedi. Seçimi kazandıktan 3 gün sonra oraya iki tane yükselti koydu. Ondan sonra bir tane bile kedi ölmedi. Bu kadar basit. Bunun keyfini anlatamam. 16 senedir çözülemeyen sorunu çözdük işte, çözülüyormuş demek ki!
ULAŞIM SORUNU
Peki, alt yapıdan sonra ulaşımla ilgili sorunlar neler?
Bülent Çimenli: Ben turizmciyim. İyi bir turizm yapılabilmesi için alt yapı ve üst yapının hepsinin iyi olması lazım. Bunlardan en önemlilerinden bir tanesi de ulaşım. Toplu ulaşım. Şimdi 5 yıldız bir otelden çıkan bir misafir, Antalya’ya veya Kemer’e ulaşacak. Otelden çıktığı andan itibaren zaten hemen 5 yıldızdan bir yıldıza düşüyorsunuz. Sonra ne taraf gideceksiniz? Antalya mı, Kemer mi? Kemer’e gidecekseniz 20 kişilik dolmuşta 40 kişi falan gideceksiniz muhtemelen. Çünkü dolmuş Antalya’dan dolu geliyor. Beldibi’ndekinin kucak kucağa, sırt sırta gitme imkanı var. Dolmuşçularda ekstra para alacakları için umurlarından değil. Ben 5 kere gittim, hepsinde de 40 kişi gittik. Antalya’ya gideceğiz. Antalya’ya giderken de öyle. Kemer’den gelen dolmuşlar dolu geliyor. Ben bunu hem kendi adıma hem de buraya gelen turist adına konuşuyorum. 250 Euro veren turist, hem ayakta gidiyor hem çocuk arabasını koymak için eziyet çekiyor. Engelli varsa binme şansı bile yok! Antalya’da kontrol olduğu için fazladan 5-6 kişiyle gidebiliyor. Ve bunların gidebileceği tek yer Migros’un önünde inme. Antalya’nın içinde inme şansı yok. Migros’un önünden başka araca bineceğiz. Turistte öyle. Turist neden Antalya’nın merkezine götürmüyoruz? Bunu konuştuk biz. Bunun için dilekçe de verdik. Cevapta geldi. Cevapta, “UKOME kararlarına göre Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde, toplu taşıma ancak kooperatif kanalıyla olur. Buna kooperatifler yetkilidir.” Başka bir örnek yokmuş. Muhittin Böcek, Konyaaltı Belediye Başkanı iken buraya otobüs var. Örnek vardı yani. Ama o zaman burası Konyaaltı’na bağlıydı. 
AKILLI BELEDİYECİLİK ÖNEMLİ
Bunu başarabilmiş bir belediye örneği var mı?
Bülent Çimenli: Ben 10 gün önce Bodrum’a gittim. Bundan en son 15 yıl önce gitmiştim. 15 yıl önceki Bodrum’u da hatırlıyorum. Beldibi’ni de hatırlıyorum. Bu gittiğimde Beldibi’nden utandım. Altyapı hizmetlerinden utandım. Tuvaletlerden utandım. Orada her yerde belediyelerin tuvaletleri var. Hepsi jetonlu, içerisi pırıl pırıl… 1 lira atıyorsunuz içeri giriyorsunuz, her yerden de görülüyor. Hem belediye para kazanıyor hem de ihtiyaç görülüyor. Akıllı belediye. İyi hizmet veriliyor. Belediye park yeri yapmış. Bodrum çok pahalı bir yer diyorsunuz değil mi? Hayır. Belediyenin işlettiği her yer çok ucuz. Belediyenin kafeleri o kadar ucuz ki inanamazsınız. Demek ki belediye hizmet verir. Antalya’da park yapacak yer bulamıyorsunuz. Velhasıl Bodrum’a gittim ve utandım. Beldibi ve Kemer’in kaliteli bir ulaşıma ihtiyacı var. Ben bunu sadece kendim için istemiyorum. Turist için de istiyorum. Ben Antalya merkezdeki toplu ulaşımdan memnunum. Ama Kemer’in de buna hakkı var. Bu arada bütün dolmuşlar sen bizim ekmeğimizle oynuyorsun diye düşman. Halbuki hiç öyle bir şey yok. Biz dolmuşların yerine ikame bir şey istemiyoruz. Bunu yine dolmuşçular yapsın. O arabaların sahipleri dolmuşçular olsun. İki kişi birleşsin güzel otobüs alsınlar, Antalya’da olduğu gibi. Buranın çapına göre araçlar alınsın. Ama beni 42 kişi Antalya’ya götüremezler. Kucak kucağa bayanları, erkekler, engellileri, bebekleri götüremezler. Böyle bir hakları yok. En önemli konulardan bir tanesi bu. 
PARK SORUNU DA VAR
Beldibi’nin başka en büyük sorunu size göre nedir?
Bülent Çimenli : Buranın önemli problemi de park. Atatürk Parkı olan yeri kaptırmak istemiyoruz. Evlerin, arkadaki küçük tesislerin denize girebileceği tek yer. Ön tarafta turistik testiler var zaten. Bir bu parkımız var. O parkında elimizden alınma ihtimali var. Onun için bir şeyler yapmak istiyoruz. Burayı almaları zor. Burayı otel yapmaları zor ama bir kısmını aldılar. Palama Grubu, Kristal Grubu ve NG Grup, 3 grup buradan sahildeki yerleri aldılar diye duyumumuz var. 
BİR GECEDE EMEKLERİMİZ YOK OLDU
Yaptığınız bir projeye hiç engel çıkaran oldu mu?
Ünal Yurtçu: Ben il müdürlüğümden bu yana hep uğraştım. Necati Bey, Göynük Başkanıyken ben bir saha yaptırdım. Ama Büyükşehir’e geçince hepsini kaldırdılar. Biz grup olduk, Menderes Türel’e gittik. Ben bölge müdürken o da odalar birliği başkanıydı. Dostluğumuz yok ama merhabamız vardı. Durumu anlattım. Çocukların ihtiyacı olan bir tesis yapmak istiyoruz dedim. Yerimiz var dedim. Hemen ilgilenir misin dedi. Ne gerekiyorsa yapılsın dendi. Ne kadar sevindik, teşekkür ettik kendisine. Çocuk parkının yanında bize bir tane oyun aleti ortaydaymış, onu kenara kaldırdılar. Hemen demirler dikildi. Sahilin o zamanki sahipleri buna hep karşı çıktı. Ne oluyor buraya diyorlar. Olaylar bitti. Kale direklerimiz hazır, yapıldı. Getirip, koyacağı ve etrafına tel örgü çekeceğiz. Derken oradaki vatandaşlar şikâyet ediyorlar. Diyorlar ki, ‘Buraya sabit tesis yapılıyor.’ Bir Pazar günü geldik baktık ki ne demir var ne bir şey… Hepsi gitmiş. Şikâyet ediliyor tesisi yapılıyor. Bülent Bey’le beraber CİMER’e yazdık. Yapılsın dediler. Ama o demirler, bir şeyler yapılmadı. Şimdiki haliyle kale direkleri konuldu. Bu güzelliği son anda engellediler. Her şey tamam. Hepsi bir gecede yok edildi. Cumhurbaşkanı Konyaaltı Plajları’nı açmaya gelmeseydi. İş bitmişti. O gelince buradaki işçileri oraya çektiler. Buranın işi durdu. 15 gün ara oldu. O arada da olan oldu. 
Burada sağlıkla ilgili bir hastane, poliklinik var mı?
Bülent Çimenli: Kendi sağlık ocağı var ama 5’te kapatıyor. Otellerin kendi hizmeti var. En yakın Kemer Hastanesi var. Biz bu şekilde burada turizm yapmaya çalışıyoruz.  
HİÇBİRİ YAPILMADI
Başka ne gibi çalışmalarınız ya da tespit ettiğiniz sorunlar var?
Bülent Çimenli: Biz burada Beldibi, Güzelleştirme, Geliştirme Platformu olarak toplum segmentlerinden bir tanesi olan yabancı gelinlerle ilgili bir toplantı yaptık. Türklerle evli Ruslardan bahsediyoruz. Onlarla bir toplantı yaptık. Başlarında Eleni Hanım diye bir bayan var. O da bizim platformumuzun üyesidir. Gelinlerin problemlerini konuştuk, tespit ettik ve bunu belediyeye gönderdik. Beklentiler o kadar farklı ve güzel ki, o kadar mütevazı beklentiler var ki inanamazsınız. Çok az şeyler istiyorlar ve onların hiç biri yapılmadı. Yapılması da son derece kolay. 
GENÇLER VE ÇOCUKLAR UNUTULUYOR
Bülent Çimenli:Gençlerin bir tane top oynayacağı, spor yapacağı yer yok. Çocukların oyun oynayacağı park yok. Rus bayanlar çocuk parkı istiyor. Onlar ne istiyor biliyor musunuz? Sert zemin, hijyenik zemin istiyorlar. Çocuklarımız köpek kakaları ile birlikte oynuyor diyorlar. Çünkü hijyeni biliyor onlar. Bizim gibi değiller. Benden ne istedi biliyor musunuz? Bir tane beton yer bulun bana, ben her hafta orada aktivite yapacağım dedi. Çocuklarına kreş istiyorlar. Göynük’te var bizde nende yok diyorlar. Eğer belediyenin parası yoksa buraya yapılmasın ama bizim çocuklarımızı oraya götürsünler diyorlar. Bana bir tane kapalı yer bulun gündüz kreş olarak, eğitim yeri olarak kullanalım dedi. Bende İngilizce kursu vermek istiyorum. İngilizce öğrenmek isteyen herkese bedava kurs vermek istiyorum ama bir tane yerimiz yok. Almanca öğretecek arkadaşımız var ama yer yok. Herkes yer diyor. Ama ben yer de gösterdim. Yer var, bina da hazır. Eski karakol binamız var. Bomboş duruyor. Kimse kullanmıyor. Biri karakol diye yapmış. Ama burası Jandarma bölgesi olduğu için gitmişler. Güzel, nefis bir bina bomboş duruyor. Kimse de kullanmıyor. Orayı istedik. Sahibi de belli değil. 
SOKAK HAYVANLARININ DURUMU
Bülent Çimenli : Şu an da Beldibi’nden sokakta yaşayan bin kedimiz var. Önümüzdeki yılın sayısı söyleyeyim mi size? 15 bin. Bu kedilere bakanlar var. Bizim iki sene sonra 15 bin kedimiz olacak. Ben belediye deyince, yabancı gelinlerimizi, kedilerimizi, köpeklerimizi düşünmesini bekliyoruz. Yazın deniz kenarına köpeğinizle çıktığınızda iki 2 bin oluyor ve köpeği gezdirecek yeriniz yok. Ama Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne ait olduğu için çok yaz yazdım oraya. Bir yeri telle çevirelim de belirli alanda köpekler oynasınlar, rahat etsinler diye. Hatta dışkı üniteleri için yazılar yazdım. ‘Olur yapacağız’ dediler, sadece hayvanların dışkılarının belirli bir yerde toplanması için panolar koydurabildik. Geri kalan üniteleri koyduramadım. 
MAVİ BAYRAK VAR AMA…
Bülent Çimenli: Sahilde halkın güneşlendiği yerde köpekler ve kediler geziyorlar. Halk da onun üzerinde güneşleniyor. Buraya nasıl mavi bayrak verdiniz diye sordum. Veremezler ki. Prosedür gereği, hayvanlara ayrı bir yer yapmak zorundalar ve bunu da yazmak zorundalar. Mavi bayrak tabelası üzerine bunların hepsini yazmak zorundalar. 3 İşletme var. Bunların bütün atık, sabunlu suları denize akıyor. Kanalizasyona vermek zorundalar. Bir fotoğraf çekseler kapattırırım hepsini. Bunlar prosedüre aykırı ama veriliyor. Bir gün sahilde oturuyorum, biri geldi. Haziran ayı falan sanırım. Dosyalar falan var. Bende meraklıyım tabi. Gittim, “Kolay gelsin. Ben burada oturan emekli biriyim. Ne yapıyorsunuz?” diye sordum. “Mavi bayrak vereceğiz buraya” dediler. “Bu sahile mi vereceksiniz?” dedim. “Oturmayın şezlonga falan, affedersiniz yaralar sizi” dedim. Tuvaletlere bir girin bakın, bakın şu tuvalette pislik var. 4 gündür duruyor. Söylüyorum buradakilere temizlemiyorlar” dedim. Adamlar şaşırdılar, dosyaları kapattılar, gittiler. Antalya Büyükşehir Belediyesi, mavi bayrak için gerekli bütün aleti edevatı getiriyor, koyuyor. Fotoğrafını çekiyor arabaya koyup, götürüyorlar. Bunlar acı gerçekler. 
Kaynak: (Haber Merkezi) - Haber Merkezi Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı