Haber Detayı
14 Aralık 2019 - Cumartesi 21:01
 
Biz işgalci değiliz!
Kemer’in incisi haline gelen Çıralı ve Ulupınar’ın sorunlarını Ulupınar Mahallesi Muhtarı Habib Altınkaya ve Azası Salih Sarıca ile konuştuk. Bölgenin en önemli sorunun mülkiyet olduğunu ifaden eden Muhtar Altınkaya, “30 yıllık sorun hale çözülemeyor. Biz işgalci değiliz!” dedi.
GÜNDEM Haberi
Biz işgalci değiliz!

Kemer Kitle Gazetesi’nin bu hafta ki durağı Çıralı oldu. Çıralı ve Ulupınar’la ilgili sorunları ve çözümlerini Ulupınar Çevre Koruma Geliştirme ve İşletme Kooperatifi Başkanı aynı zamanda Ulupınar Mahallesi Muhtarı Habib Altınkaya ile AK Parti Kemer İlçe Yönetim Kurulu Üyesi ve Ulupınar Mahalle Muhtar Azası, Turizmci Salih Sarıca’yla konuştu. Projelerini, sorunlarını ve talepleri ileten Altınkaya ve Sarıca, bakın neler anlattılar:

 

BİZDE TURİST DIŞARIDADIR

- Nasıl bir sezon yaşadınız?
Bu sene sezon güzel geçti. İki yıldan beri her yıl üzerine koyarak devam ediyoruz. Neredeyse 5 ay pansiyonlarımız doluydu. Turizm biz de Kemer gibi değil! Bizim turistlerimiz dışarıda olur. Turist olduğu zaman tüm esnaf faydalanır. Bu senenin yoğunluğu sayesinde herkes turizmden ekmek yedi.  Önümüzdeki sezonda da artarak devam edeceğini düşünüyoruz. Çünkü Çıralı, doğasıyla çevresiyle her zaman ilerleyerek devam ediyor. Sadece deniz kaplumbağalarının denizle buluşmasını izlemek için25-30 bin ziyaretçimiz oluyor. Sabaha karşı 5’te sahilde binlerce insan oluyor. Likya Yolu bantları üzerindeyiz. Bir tarafımız Yanartaş, bir bağlantımız Phaselis, üçüncüsü Adrasan, Olimpos.  Mart ayından itibaren yerli ve yabancı yüzlerce grup yürüyüş yapıyor. Sosyal medya paylaşımları tanıtımımıza katkı sağlıyor.

ÖRNEK GÖSTERİLİYORUZ

- Carettacarettalarlar için sahilde ve bölgede ne gibi önlemler alıyorsunuz?
Deniz kaplumbağalarının bir bağlantısı Çıralı. En popüler alan Dalyan, sonra Çıralı geliyor. Yerel Sivil toplum örgütlerinin koruma ve izleme çalışmaları yaptıkları alanlardan birisiyiz. Türkiye’de örnek gösteriliyor. Konuyla ilgili 21-22 Aralık’ta Mersin’de sempozyuma davet edildik.  Ulupınar Çevre Koruma ve Geliştirme Kooperatif olarak yer alacağız. 2000 yılında kurulduk ve o günden itibaren Milli Parklar protokol yaparak carettacarettaların bulunduğu alanın korumasını biz gerçekleştiriyoruz. Çıralılar geçmişten gelen bir durum olduğu için deniz kaplumbağalarına ayrı bir ilgi gösteriyorlar. Bu arada işletmeler de aynı saygıyı duyuyor. Milli Parklarla her yıl protokolü tekrarlıyoruz. Yerelde ki koruma ve izleme çalışmasını resmi olarak kooperatifimiz gerçekleştiriyor. Ayrıca bu alanların büyük işletmelere tahsisisin önüde kesiliyor. Her yıl bu koruma ve izleme önlemlerini arttırıyoruz. Öncelerde çok sıkıntılar yaşıyorduk. İnsanlar bilinçsizdi, sahile arabalarla giriyorlardı, ateş yakıyorlardı, çadır kuruyorlardı. O zaman tabelalarımız yoktu. Önlem alamıyorduk. Artık bilinç oluşmaya başladıkça işletmelerimizde bize destek oldu. Sahile araçla girmek yasaklandı. İnsanların sahile girerken görecekleri yerlere uyarı tabelaları astık. Sağ olsun, medya da bu konuyu öne çıkararak insanları bilinçlendirme yönünde büyük katkı sağlıyorlar.  Aynı zamanda Kaymakamlığımızda sahilde çadır kurmayı ve ateş yakmayı carettacarettaları düşünerek yasakladı. Aynı şekilde jandarma da uygunsuz bir durumda hemen müdahale ediyor.  Örnek alınacak çalışmalar yapıyoruz. Kemer sahilinin neredeyse tamamında büyük oteller var. Çıralı da alternatif bir konsepti oluştu. Turizme çeşitlilik anlamında katkı sağladı.
Sadece Çıralı değil, Ulupınar’da su kaynaklarıyla Kemer Bölgesi’ne ayrı bir güzellik katıyor. Tarihten bu yana Ulu bir pınarımız var orada. Balık restoranları ve çiftliklerimiz var. Yaz döneminde 200 bine yakın insan yemek yemek için Ulupınar’ı tercih etti. Burası da Kemer’e ayrı bir katkı sağlıyor.

CİDDİ MÜLKİYET SORUNU VAR
- Çıralı sezonda binlerce turiste ev sahipliği yaparken, yerel halkın ve işletmelerin mülkiyet sorunu ile uğraştığını biliyoruz. Mülkiyet sorununda hangi aşamaya geldiniz?

Çok uzun süreden beri bu konu bizi çok üzüyor. Bu konu ile ilgili ciddi sorunlarımız var. Biz işgalci değiliz. Orman dışına çıkarılmış bu alankullanmaya başlanmış. Sonra burada ki bir vatandaş Osmanlı Tapusu ile bir dava açıyor ve buranın tabusunu alacağım diyor. Köy avukatımız dahil davayı geri çekmesi için epeyce uğraşılıyor. Fakat vatandaş davayı geri çekmiyor. Dava başlıyor. Alan tek parsel olduğu için o gün ki hakim galiba ön yargılı olarak karar vermiş, burasının orman olmasında fayda vardır diye görüş bildirerek burayı orman bölgesine vermiş. Ondan sonra yer ormanın oldu. Bu makamlarla karşı karşıya geldik. Biz derdimizi tüm makamlara anlatıyoruz ama henüz çözüm noktasına ulaşamadık. Cumhurbaşkanımız yeni bir kanun hükmünde kararname çıkardı. İçinde yerleşim alanı olan yeniden ormanlık alana dönüştürülemeyecek alanlarla ilgili olarak orman dışına çıkarılmasıyla ilgili. Bizde bununla ilgili bakanlıktaki yetkililerle görüşüyoruz. Ak Parti Kemer İlçe Başkanı İsmail Selami Minta bize bu konu da çok yardımcı olmaya çalışıyor.  Bölge müdürümüz ve milletvekillerimiz sürekli bize bilgi veriyor. Bu kanunla beraber alanda bir çalışma yürütülüyor. Bu rapor sonrasında herhalde 30- 40 yıllık mülkiyet sorunu çözülecek diye ümit ediyoruz. 3-4 aya olumlu bir sonuç alacağımızı düşünüyoruz.

HAK SAHİPLERİNİN TEK İSTEĞİ
-Mülkiyet sorunu çözülünce yapılaşmayla ilgili bir değişiklik olacak mı?
Hayır, sadece işletmeler var zaten içeride. Bunlar zaten devlete vergisini veriyor. İşletmelerin mülkiyet sorunu çözüldüğünde yarın tahliye edilme korkusu olmadan işlerine bakacaklar sadece. Burası yapılaşmaya açılacak ya da satılacak değil. Sadece hak sahipleri hakkını almış olacak.

BARINAK PROESİ
- Gezinti tekneleriyle ilgili de bir barınak projeniz var, Bu projeniz destek görecek mi?
Denizden geçimizi sağlayan insanlarımız var. Deniz zor iş. Denizdeki ihtiyaçları karşılamak için alt yapı yok. Temiz-pis su tedariği amatörce yapılıyor. Turistleri sahilden küçük filikalarla alıyorlar. İnsanların can güvenliği tehlikeye atılıyor.  Deniz kirliliğiyle ilgili de sıkıntı yaşıyoruz. Bu işlerin alt yapılarının hazırlanması lazım, tüm bunlarınönüne geçebilmek için daha profesyonel olmamız gerekiyor. Ayrıca proje için Karaburun mevkii çok kullanışlı olacak. Bizim köyün içerinde biriken yağmur suyu ve Yanartaş Deresi’nden gelen suyun denize aktığı yer burası. Şiddetli denizlerde, deniz bu akarın önünü kapatıyor. Kapatınca arkadaki köyü su basıyor. Bunu 2-3 sefer yaşadık. Bir sürü ev ve işletmeler su içerinde kaldı. Bu yapılacak olan barınak hem buranın önünü açık tutacak hem de şuanda projede ki 50 tane teknemizin barınma yeri olacak. Şuanda ticari teknemiz 20 tane.  Ama kapasitemiz 50 olacak. Ama şöyle bizim küçük filikalarımız botlarımız var. Biz hepsini burada toplamayı planlıyoruz. Yani artık insanları denizle birleştireceğiz. İnsanlar denize yüzünü dönemedi. Biz 3 yıl önce müracaat ettik. Milli Parklarla kaplumbağalarla ilgili görüşüyoruz. Sahildeki bütün tekneleri oraya topladığımız zaman carettacarettalar için de olumlu bir adım atmış oluyoruz. İlgili bakanlık bu duruma onay verdi. Fakat Çıralı doğal sit alanı olduğu için gezinti teknelerine barınak projesine sıcak bakılmıyor. Balıkçı barınağına için verilen izinler gezinti teknelerine verilmiyor. Balıkçılığa meslek gözüyle bakılıyor, gezinti teknesi işi yapana meslek gözüyle bakılmıyor. Bölgemizde yüzlerce insan bu sektörden ekmek yiyor. Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürüne derdimizi anlatıp bu durumun gerekli kurumlara aktarılmasını istedik. Bizim amacımız doğayı bozmadan, çevreyi koruyarak insana hizmet etmek. Şu anda 25 teknemiz var, bu tekneler pis su atıklarıyla ilgili, yakıt ikmali ile ilgili çok ciddi sorunlar yaşıyor. Aynı zamanda bu barınakta yaralı carettacarettaların tedavisi için havuz yapacağız. Bu konu için hazırladığımız projede yetkililer bazı değişiklik istedi, şimdi tekrar proje hazırlayıp, sunum yapacağız.

SOĞUK HAVA DEPOSUNA ACİL İHTİYACIMIZ VAR

“Kooperatifimiz ile birlikte, 2000 yılından itibaren sertifikalı organik tarım yapıyoruz. Bakanlıkla birlikte üretime başlayan ilk kooperatifiz. 2002 yılında İstanbul’da fuarda stant açtık. Kooperatifin altında 25 çiftçimiz ile üretime devam ediyoruz. Şu anda bizim en büyük üretimimiz portakal, nar, avokado, mandalina, limon ve greyfurt. Hem Ulupınar, hem de Çıralı’da üretim devam ediyor. 3 yıldır online satış sitemizde de satış yapıyoruz. Üreticilerimizin ürünlerini Ankara ve İstanbul da organik pazarlara gönderiyoruz. En son Menderes Türel başkanımızdan soğuk hava deposu istemiştik. Yapılması yönünde talimatlarını vermişti. Şimdi Muhittin Böcek başkanımızdan randevu alıp, konuyu tekrar görüşeceğiz.’’

Kaynak: () - Yasemin Can Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı